Nörojenik Şok ve Hastane Öncesi Tedavisi

Nörojenik Şok ve Hastane Öncesi Tedavisi

Özellikle spinal kord yaralanmalarına bağlı omurilik hasarı sonucunda oluşan, sempatik aktivite kaybı ile karakterize klinik tablodur.  Nörojenik şokta herhangi bir völüm kaybı görülmez. Ancak sempatik sistemin kesintiye uğraması ile gelişen vazodilatasyon sonucunda hipotansiyon, buna bağlı kardiyak output düşüşü ile oluşan perfüzyon bozukluğu mevcuttur. Aynı şekilde kalpteki sempatik sistem kaybına bağlı olarak artan vagal aktivite nedeniyle  refleks taşikardi kaybolarak hastalarda bradikardi görülür.

Özellikle servikal bölge yaralanmalarından sonra karşımıza çıkma ihtimali yüksek olmakla beraber, torakal ve lumbal bölge travmalarına bağlı olarak da oluşabilir. Travmaya bağlı şok bulguları görülen hastalarda  “hipovolemik şok” dışlandıktan sonra nörojenik şok tanısı konulmalıdır. Nörojenik şok da spinal immobilizasyonun efektif ve iyi bir şekilde yapılması kliniğin daha kötüye gitmesini engellemede çok önemlidir.

Nörojenik şokda belirti ve bulgular,

  • Hipotansiyon (Sistolik kan basıncının 100 mmHg den düşük olması)
  • Bradikardi, (her durumda görülmeyebilir)
  • Sıcak ve kuru cilt
  • Vücut ısısında düşme eğilimi
  • Paralizi ve his kayıpları görülebilir. (Destekleyici bulgu)
Nörojenik Şok-Hipovolemik Şok Karşılaştırması
Nörojenik Şok Hipovolemik Şok
Hipotansiyon Hipotansiyon
Bradikardi Taşikardi
Sıcak ve kuru cilt Soğuk ve nemli cilt
Normal idrar çıkışı Azalmış idrar çıkışı
Normal bilinç Bilinç bozuklukları

 

Nörojenik Şok’ da hastane öncesi tedavi;

Travmaya bağlı şok tablolarının çok büyük bir kısmı (%90′ ına yakını) “Hipovolemik Şok” kaynaklıdır. Nörojenik şok tanısı koymadan önce mutlaka hipovolemik şoku dışla. İkinci muayenede mutlaka kana odağı olup olmadığını değerlendir.

  • ABCDE yaklaşımı ile hasta değerlendirilmeli, ileri yaşam desteği ihtiyacı belirlenmelidir.
  • Hastanın özellikle servikal immobilizasyonu olmak üzere tüm spinal kordun immobilizasyonu yapılmalıdır. (Servical collar, kafa tespit yastığı, omurga tahtası ve emniyet kemerleri ile)
  • Hastaya oksijen desteği sağlanarak solunuma destek olunmalıdır.
  • Çift IV erişim sağlanmalıdır.
  • Hastanın kardiyak, kan basıncı ve SpO2 monitörüzasyonu yapılmalıdır.
  • Sedyenin ayak kısmı 15-20 cm kaldırılabilir.
  • Nörojenik şokta olan hastalar genellikle hipotansiyonu iyi tolere ederler.  Ancak Hastanın sistolik kan basıncı 85-90 mmHg’nin üzerinde tutulmaya çalışılmalıdır. Bu amaçla kristaloid solüsyonlar (%0.9 NaCl veya Ringer Laktat) kullanılabilir. (kalp yetmezliği, akciğer ödem dikkatli ol!!)
  • Bradikardi’ nin ciddi perfüzyon bozukluğuna sebep olduğu ve tabloyu derinleştirdiği düşünülüyor ise Atropin 0.5 mg (Total Max: 3mg) IV olarak uygula.
  • IV kristaloidlerle perfüzyon bozukluğu düzeltilemiyorsa pozitif inotropik ajanlar (Dopamin 10-20mcg/kg/dk, dobutamin 5-20mcg/kg/dk, Adrenalin 1-10mcg/kg/dk dozunda IV olarak uygulanabilir.
  • Hastaneye yada travma merkezine ulaşım süresi uzayacak ise KKM onayı ve uzman görüşü alınarak yüksek doz metilprednizolon uygulanabilir (30 mg/kg 15-20 dk.).
  • Hastanın mutlaka tedavisinin yapılabileceği bir merkeze transportu sağlanmalıdır.
Özet
Nörojenik Şok ve Hastane Öncesi Tedavisi
Makale Adı
Nörojenik Şok ve Hastane Öncesi Tedavisi
Açıklama
Hastane öncesi alanda nörojenik şokun tanınması, oluş mekanizması, belirti ve bulguları ile hastane öncesi tedavisi
Yazar
Editör
www.resusitasyon.com
Editör Logo
« »

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz