Astım

Astım

Astım akciğerlerdeki hava yollarının, aşırı duyarlılık nedeni ile irritasyonuna bağlı olarak daralmasıyla karakterize bir akciğer hastalığıdır. Astım ataklarında bronşlar ve diğer hava yolları ödem yada bronkospazm nedeniyle daralmasına bağlı  olarak ciddi solunum açlıkları görülebilir. Öyle ki çocuk ve genç yetişkinlerde bu ataklar ölüm ile sonuçlanabilecek seviyeye ulaşabilir. hastaların bir çoğu hiperventilasyonla hava açlıklarını  giderebilirler ancak daha ciddi durumlarda bronkospazmın şiddeti artarak durumdaha da kötüşesebilir. Hastalar, hiperventilasyon ile yeterli inspirasyon sağlayamazlarsa solunum asidozu ve metabolik asidoz gelişebilir ve durum daha karmaşık bir hal alabilir. Eğer bu ataklar tedavi edilmezse solunum arrestivi takiben kardiyak arrest gelişebilir. Sigara, toz, polenler, soğuk hava, allerjenler, duman, hava koşuları ve keskin kokular astım ataklarını tetikleyebilir.

Astım ataklarının tanısında fizik muayene, öykü, ve laboratuvar bulguları önemlidir.  Fizik muayenede bileteral wheezing dışarıdan duyulabilcek kadar yoğundur. Konuşurken zorlanma cümleleri tamamlayamama sık görülür. Bu hastalar ya konuşmak istemezler yada kelime kelime ve kısa konuşurlar. Hava yollarındaki daralma expirasyonda daha fazla kapanma eğiliminde olduğu için ekspirasyonda zorlanma, buna bağlı olarak ekspirasyon süresinde uzama görülür. Oskültasyonda, ekspirium sonu sibilan ronküsler en karakteristik bulgudur. Yine yardımcı solunum kaslarının aktif olarak soluma destek olması da ok sık görülür.

Laboratuvar bulgusu olarak SpO2, SaO2, PaO2 değerleri ve kan gazı analizlerine başvurulmaktadır.

PaO2=Arteriel kandaki parsiyel oksijen basıncı Normal değer: 80-100 mmHg

SpO2= Oksijen bağlanmış hemoglogin oranı. Normal Değer: %95-%100

SaO2= Arteriel kandaki hemoglobinin oksijen ile doygunluğu (Normal Değer: %95-%97) anlamına gelmektedir.

SaO2 + PaO2= Arteriel kanda taşınan toplam oksijen.

PaO2 SpO2
27 mmhg %50
30 mmhg %60
60 mmhg %90
90 mmhg %100

Yukarıdaki tabloda PaO2 nin SpO2 ye karşılığını görmekteyiz. Oksijen satürasyonunun %90′ a indiği durumlarda kandaki PaO2 oranı 60 mmHg düzeyine hızlı bir düşüş yapmaktadır. PaO2 nin 60mmHg seviyesinde olması hipoksi için sınır değerdir, 60 mmHg nın altındaki PaO2 hipoksi olarak adlandırılır. SpO2 %95 in altına indiğinde ise hipoksemiden bahsetmek doğru olacaktır. PaO2 değeri 40 mmHg nin altına indiğinde hayati fonksiyonlar tehlikeye girer. Bu sınır mekanik ventilasyon sınırıdır.

Özellikle hastane öncesi alanda PaO2 ölçümü yapılamadığından dolayı SpO2 değerinin takip edilmesi ve tabloya göre PaO2 ye eşdeğer değerlere göre tedavinin yapılması önemlidir. SpO2 değeri Hipovolemi, anemi hipotermi ve CO2 zehirlenmeleri gibi durumlar haricinde genelde ölçümü kolay ve güvenilir sonuçlar vermektedir.

Astım Tedavisi;

Şiddetli bir akut astım atağı geçiren hasta, durumun daha da kötüleşmesini önlemek amacıyla, agresif bir tıbbi yönetim gerektirir. Astımın şiddetinin değerlendirilmesi ve tedavinin yönlendirilmesi için, ABCDE yaklaşımı kullanılmalıdır. Tedaviye ilk 1-2 saatte yanıt veren hastalarda yaşamsal risk beklenmez. PEF ve satürasyon izlemi hastanın tedavisini yönlendirmede belirleyicidir. SaO2 (SpO2) ≥ %92 sağlayacak şekilde Gerekirse geri dönüşümsüz maske ile oksijen verin. Anstabilite bulguları (azalmış bilinç düzeyi, koma, bol terleme, azalmış kas tonusu (hiperkarbi belirtisi), şiddetli ajitasyon, konfüzyon ve oksijen  maskesi ile mücadele) var ise endotrakeal entübasyon düşünülebilir. Salbutamol 5 mg nebul, akut astım tedavisinin ana ilacıdır; her 15-20 dakikada bir doz tekrarı veya sürekli nebulizasyon gerekebilir. Nebulize antikolinerjikler, ipratropium 0.5 mg 4-6 saatte bir) şiddetli astımda ve β2-agonistlere yanıt vermeyenlerde ek bronkodilasyon sağlar. Erken dönemde kortikosteroid (prednisolon 30-40 mg oral veya hidrokortizon 200 mg IV) uygulanmalıdır; özellikle şiddetli astım atağında, IV yol tercih edilmelidir. IV Salbutamol (250 mcg IV yavaşca), nebulize salbutamol alan şiddetli astım hastalarında ek yarar sağlar (gerekirse 3-20 mcg/dk infüzyon uygulanabilir). Magnezyum sülfat da (2 gr IV yavaşca=8 mmol) şiddetli astımda veya ölümcül astımda bronkodilatör olarak yararlıdır. Aminofilin (=Teofilin+Etilendiamin) kullanımı yalnızca şiddetli astım ya da ölümcül astımda düşünülmelidir (yükleme dozu olarak 5mg/kg  20-30 dk da verildikten sonra, 500-700 mcg/kg/h dozunda infüzyon yapılır. Toksisiteden kaçınmak için plazma düzeyi aralıklarla kontrol edilmelidir).
Akut şiddetli astım, yaşamı tehdit eden astım veya ölümcül astım atağı geçiren hastalarda, adrenalin 0.3 mg SC olarak verilebilir (20 dk ara ile toplam 3 kez). Şiddetli ya da ölümcül astım hastaları, genellikle dehidrate veya hipovolemiktir ve sıvı replasmanından yarar göreceklerdir.

Astımlı hastalarda genelde şiddetli bronkospazm ve mukus nedeniyle olan tıkaçlarla, hipoksi, eloktrolit bozukluğu ve tansiyon pnomotoraks nedeni ile  kardiyak arrest gelişebilir.  Astım nedeni ile gelişen kardiyak arrest olgularında standar İYD protokolleri izlenmelidir. Erken entübasyon düşülmeli ve ventilasyon hızı 10/dk olmalıdır. Gelişebilecek olan VF’ de standart enerjilere yanıt alınamıyorsa daha yüksek enerji seçilebilir. Kapnometre ile End-tidal CO2 takip edilmelidir.

.

« »
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz